Birçok şirket sahibi ajansla çalışmayı şöyle tarif ediyor: Haftalarca süren teklif süreçleri, manipüle edilmiş panel verileriyle övünen ama kasaya girmeyen “sanal ROAS” başarıları ve “bu ay neden zarar ettik?” sorusuna gelen “algoritma değişti” bahaneleri. Pazarlamaya tonla para harcanıyor ama marka büyümüyor; yalnızca bütçe ve enerji tükeniyor.
Bu yazıda, MaunaUp’ın adının ve çalışma biçiminin arkasındaki fikri, yani Yüksek İrtifa Pazarlaması’nı anlatıyoruz: Neden gösterişli metrikler yerine görünmeyen zemine yatırım yaptığımızı ve büyümeyi nasıl net kârlılıkla ölçtüğümüzü göreceksiniz.
Everest’ten yüksek dağ: Mauna Kea’nın hikâyesi#
Dünyanın en yüksek dağı sorulduğunda herkes Everest der: deniz seviyesinden 8.849 metre. Oysa Hawaii’deki Mauna Kea, deniz seviyesinden yalnızca 4.207 metre görünür; ama okyanus tabanındaki eteklerinden ölçüldüğünde yaklaşık 10.210 metre ile Everest’i geride bırakır. Dağın yarıdan fazlası, suyun altında, kimsenin görmediği yerdedir.
Markaların büyümesi de böyledir. Herkesin gördüğü kısım reklamlar, sosyal medya gönderileri, kampanyalardır. Ama o görünen zirveyi taşıyan şey; doğru kurulmuş ölçüm altyapısı, hızlı ve güven veren bir web sitesi, arama motorlarının anlayabildiği içerik mimarisi, net bir marka dili ve kârlılığı hesaplanmış bir ürün yapısıdır. Zemin sağlam değilse, zirvede uzun süre kalınmaz.
MaunaUp adı buradan gelir: Mauna Kea gibi görünmeyen zemini sağlamlaştırıp yukarı (up) çıkmak.
Yüksek İrtifa Pazarlaması’nın 4 kademesi#
1. Baz kamp: Keşif ve veri#
Tırmanışa haritasız çıkılmaz. İlk iş; pazarı, rakipleri, mevcut reklam hesaplarını, site analitiğini ve satış verisini tek bir tabloda toplamaktır. Hedef irtifa (ciro, talep, pazar payı) ve rota burada belirlenir. Çöpe giden bütçeleri durdurur, doğru ölçüm altyapısını kurarız.
2. Strateji: Kanal kanal irtifa haritası#
Her kanalın rolü farklıdır. SEO kalıcı talep toplar, reklam talebi hızla yakalar, sosyal medya talep yaratır, web sitesi tüm bu trafiği satışa çevirir. Hangi zirveye hangi patikadan çıkılacağı, bütçeyle ve ölçümle birlikte netleşir.
3. Tırmanış: Uygulama ve ölçekleme#
Zemin sağlamlaştıktan sonra agresif büyüme başlar. Kampanyalar, içerikler ve teknik iyileştirmeler haftalık döngülerle ilerler; her döngünün sonunda verimlilik (MER) okunur, kârlı kanallara bütçe kaydırılır.
4. Zirve: Korunan irtifa#
Zirveye çıkmak bir şeydir, orada kalmak başka bir şey. Marka talebi, kategori otoritesi ve sadık müşteri tabanı (LTV); kazanılan irtifayı korur ve markanın reklam bütçesine olan bağımlılığını azaltır.
Bürokrasiyi yok eden 5 çalışma ilkesi#
- Tek ekip, tek plan: SEO, içerik, sosyal medya, reklam ve tasarım aynı çatı altında. Ajanslar arasında mesaj kaybolmaz, “bu bizim işimiz değil” cümlesi kurulmaz.
- Hızlı teklif: İhtiyaçlarınızı anlattıktan sonra teklifi 2 iş günü içinde paylaşırız.
- Panel ve veri sizindir: Reklam hesapları, analitik mülkleri ve alan adı markanın adına açılır; ajansla yollar ayrılsa bile veriniz sizde kalır.
- Anlaşılır rapor, birebir toplantı: Her ay yapılan işi ve sonuçları gösteren rapor ve ardından birebir değerlendirme toplantısı.
- Sözleşmeli ve faturalı: Teklif onayının ardından karşılıklı sözleşme, her hizmet için e-fatura.
Bir ajansla çalışmaya başlamadan önce sormanız gereken soruların tam listesini ajans seçerken sorulacak 10 kritik soru yazımızda derledik.
Geleneksel ajans modeli ile Yüksek İrtifa modeli#
| Karşılaştırma Noktası | Geleneksel Ajans Modeli | Yüksek İrtifa Modeli |
|---|---|---|
| Başlangıç | Hemen kampanya, hesapsız para harcama | Önce kârlılık analizi ve veri altyapısı (Zemin inşası) |
| Başarı Ölçütü | Panel ROAS’ı, gösterim, tıklama, beğeni | Toplam pazarlama verimliliği (MER), net katkı payı, LTV |
| Kanal Yönetimi | Her kanal için birbirinden habersiz ayrı ekipler | Birbirini besleyen, tek plana bağlı kanallar |
| Raporlama | Anlaşılmaz ekran görüntüleri ve PDF yığınları | Ne harcadık, kasaya ne kaldı, sıradaki adım ne? |
| Veri Sahipliği | Reklam hesapları ve pikseller ajansın elindedir | Tüm dijital mülkler ve veriler markaya aittir |
MaunaUp pratiği: 2014’ten bu yana#
Samsun merkezli ekibimizle 2014’ten bu yana Türkiye’nin dört bir yanından 140’tan fazla markaya hizmet verdik. Bu süreçte sayısız kez şu tabloyla karşılaştık: Yüksek panel ROAS’larına rağmen zarar eden e-ticaret siteleri.
Yakın zamanda çalışmaya başladığımız bir müşterimizde, sadece makyajlı metrikler üreten ama net kâra katkısı olmayan %30’luk reklam bütçesini ilk ayda durdurduk. Yavaş başlamadık; aksine ilk 4 haftayı (Zemin Kampı) ölçüm hatalarını gidermeye ve dönüşüm hunisini onarmaya ayırdık. Zemin sağlamlaştığında, bütçeyi artırmadan net kârlılığı 3 ay içinde iki katına çıkardık. Bizim yaklaşımımızda büyüme harcama ile değil, sistem mühendisliğiyle gelir.
Bu yazıyla başlayan blog serimizde, bu yaklaşımın her katmanını ayrı ayrı anlatacağız. Bütünleşik yaklaşımımızın tamamını dijital pazarlama sayfamızda bulabilirsiniz.
Akılda kalması gereken 3 fikir#
- Zirveyi zemin taşır: Ölçüm, site hızı, içerik mimarisi ve kârlılık hesabı görünmez; ama büyümenin yarısından fazlası oradadır.
- Kanallar tek plana bağlanmalı: Birbirinden habersiz yürüyen kanallar, birbirinin bütçesini yer.
- Bürokrasi değil şeffaflık: Hızlı karar, sizde kalan veri ve anlaşılır raporlama, iyi bir ajans ilişkisinin temelidir.
