
- 200200 Beğeni
- 55 Yorum
- 1010 Paylaşım
- 2525 Kaydetme

Dijital Pazarlama · Sosyal Medya Yönetimi

Alp House Container için markayı sıfırdan kurduk: logo, kurumsal kimlik dili, ürün kataloğu ve web sitesi tek bir görsel sistemin parçaları olarak tasarlandı. Plovdiv merkezli şirket konteyner üretiyor, satıyor ve kiralıyor; hedefi önce Bulgaristan, ardından Avrupa pazarı.
Bu yazıda bir sanayi ürününü “kutu satan firma” algısından çıkarıp güven veren, modern ve uluslararası bir markaya nasıl dönüştürdüğümüzü adım adım anlatıyoruz.
| Başlık | Detay |
|---|---|
| Müşteri | Alp House Container OOD |
| Sektör | Konteyner üretimi, satışı ve kiralama |
| Merkez | Plovdiv, Bulgaristan |
| Hedef pazar | Bulgaristan ve Avrupa |
| Kapsam | Logo, kurumsal kimlik, katalog, web sitesi |
| Ürün yelpazesi | 4 seri, 34 model |
| Web platformu | WordPress + Elementor |
| İçerik dili | Bulgarca (teknik şartname İngilizce) |
Konteyner sektörü görsel olarak birbirine çok benzer: gri çelik, stok fotoğraflar, Excel’den çıkmış gibi duran fiyat listeleri. Alıcı için firmaları ayırt etmek zor, bu yüzden karar çoğu zaman yalnızca fiyata düşüyor.
Alp House’un önünde üç zorluk vardı. Birincisi, iki farklı kitleye aynı anda konuşması gerekiyordu: şantiye, ofis ve güvenlik kabini arayan kurumsal alıcılar ile hobi bahçesi, kafe veya küçük yaşam alanı arayan bireyler. İkincisi, marka Bulgaristan’da doğuyor ama Avrupa’ya açılmayı hedefliyordu; isim, sembol ve tipografinin dil ve alfabe fark etmeksizin çalışması şarttı. Üçüncüsü, 34 modellik geniş bir ürün yelpazesi vardı ve bu yelpazenin müşteriyi boğmadan anlaşılır biçimde sunulması gerekiyordu.
Bu tabloya göre projenin hedeflerini şöyle belirledik:

Logonun görevi tek bakışta üç şey söylemekti: sağlamlık, ev ve modüler yapı. Bunu üç parçadan oluşan bir üçgen sembol ve sade bir yazı karakteriyle çözdük.
“Alp” kelimesi markanın hem kökünü hem hedef pazarını taşıyor. Türkçede yiğit ve güçlü anlamına gelirken, Avrupalı bir kullanıcı için Alpleri, yani dağı, dayanıklılığı ve doğayı çağrıştırıyor. “House” ürünün bir kutu değil yaşanabilir bir alan olduğunu vurguluyor. “Container” ise sektörü netleştiren tanımlayıcı olarak alt satırda yer alıyor.
Sembol üç ayrı şeritten oluşuyor: solda koyu petrol mavisi bir çapraz, sağda açık mavi bir çapraz ve altta turuncu bir yatay taban. Birlikte okunduklarında üç farklı imge veriyorlar:
Parçalar arasındaki boşluklar bilinçli olarak bırakıldı. Her şerit ayrı bir panel gibi duruyor ve sahada birleştirilen flatpack konteyner sistemine gönderme yapıyor. Yani logo, ürünün üretim mantığını da anlatıyor: ayrı parçalar, tek bir sağlam yapı.
“alp house” küçük harflerle, yuvarlak hatlı geometrik bir sans-serif ile yazıldı. Küçük harf tercihi sektörün sert ve resmi diline karşı daha samimi, erişilebilir bir ton yaratıyor. Alt satırdaki “CONTAINER” ise geniş harf aralıklı büyük harflerle ve turuncu renkte; marka adı önde, sektör tanımı destekleyici konumda.
Logo farklı alanlara uyum sağlayacak şekilde üç versiyonla kurgulandı:
Kimliğin omurgasını üç renk ve logodan türetilen iki grafik öğe oluşturuyor. Bu sınırlı ama güçlü set, kapaktan teknik tabloya, web sitesinden iletişim kartına kadar her malzemenin “Alp House” olarak tanınmasını sağlıyor.
| Renk | Anlamı | Kullanım alanı |
|---|---|---|
| Koyu petrol mavisi | Güven, endüstri, kalıcılık | Ana renk; marka yazısı, büyük zemin alanları |
| Açık gök mavisi | Ferahlık, gökyüzü, modernlik | Sembolün sağ şeridi, fotoğraf üstü renk katmanları |
| Turuncu | Enerji, inşaat dünyası, harekete geçirme | “CONTAINER” yazısı, başlıklar, sayfa numaraları, vurgu blokları |
Petrol mavisi kurumsal alıcıya güven verirken turuncu, inşaat ve iş güvenliği dünyasına tanıdık gelen bir enerji taşıyor. Açık mavi ise bu ikisinin arasında nefes alan, ferah bir geçiş rengi görevi görüyor.
Logodaki üç rengi yan yana dizen yatay şerit, kimliğin en kolay tanınan öğesi. Katalog kapağının altında, her bölüm başlığının üzerinde ve iletişim kartının altında tekrar ediyor. Logo kullanılmadığı durumlarda bile bu şerit tek başına markayı çağrıştırıyor.
Sembolün eğimli şeritleri büyütülerek arka planlarda beyaz üçgen kesitlere dönüştürüldü. Bu “supergrafik” kullanım, sayfalara hareket katıyor ve logoyu tekrar tekrar basmadan marka hissini koruyor.

Kimliğin diğer kuralları da aynı tutarlılığı hedefliyor:
8 sayfalık A4 katalog, 34 modeli müşteriyi yormadan sunmak için kurgulandı. Akış, “biz kimiz” sorusundan “nasıl sipariş verilir” sorusuna doğru ilerliyor.
Her seri bir harf koduyla, her model bir numarayla tanımlandı. Böylece müşteri telefonda “K07’yi istiyorum” diyebiliyor; satış ekibi, katalog ve web sitesi aynı dili konuşuyor.
| Seri | Kullanım | Ölçü (cm) | Alan | Model sayısı |
|---|---|---|---|---|
| K | Ofis, yaşam ve şantiye alanları | 300 × 700 | 21 m² | 18 |
| MK | Kompakt ofis ve yaşam alanları | 240 × 600 | 14,4 m² | 10 |
| GK | Güvenlik kabini | 240 × 300 | 7,2 m² | 3 |
| IK | WC ve duş kabini | 200 × 240 / 240 × 300 / 240 × 400 | 4,8–9,6 m² | 3 |
Model kartları aynı şablonu izliyor: üstte dış görünüm renderı, altında kuşbakışı kat planı, en altta model kodu. Kod ayrıca görselin arkasında büyük ve silik bir filigran olarak yer alıyor. Bu tekrar, 34 modelin tek tek incelenmesini kolaylaştırıyor; müşteri farkları kat planlarından bir bakışta görebiliyor.
Katalog Bulgarca, ancak teknik şartname tablosu bilinçli olarak İngilizce bırakıldı. Kar yükü, rüzgar dayanımı, panel kalınlıkları ve elektrik detayları gibi bilgiler, Avrupa’daki mühendis ve satın alma ekiplerinin dil bariyeri olmadan okuyabileceği biçimde sunuluyor. Tablonun üstünde de yatay logo yer alıyor; teknik bir sayfa bile kimliğin dışına çıkmıyor.

alphousecontainer.com, kataloğun dijital ikizi olarak tasarlandı ama bir adım öteye geçti: her ürünü ayrı bir sayfada sunuyor ve ziyaretçiyi talep formuna yönlendiriyor. Site WordPress ve Elementor üzerine kuruldu; bu sayede müşteri ekibi yeni model, fotoğraf veya metin eklemek için geliştiriciye ihtiyaç duymuyor.
Menü altı net başlıkla sınırlandırıldı: Ana Sayfa, Hakkımızda, Konteynerler, Galeri, Katalog ve İletişim. Ziyaretçi, aradığı bilgiye en fazla iki tıklamada ulaşıyor.
Ana sayfa, bir satış görüşmesinin sırasını izliyor:

34 modelin her biri kendi URL’sine sahip (örneğin /container/k01-container/). Bu yapı iki iş görüyor. Satış ekibi WhatsApp veya e-postayla müşteriye doğrudan ilgili modelin linkini gönderebiliyor. Arama motorları açısından da her model, ölçüsü ve kullanım alanıyla ayrı ayrı indekslenebilen bir sayfa oluyor.
Sitenin her yerinden açılabilen “Sizi arayalım” formu, ad, e-posta ve telefonun yanında ilgilenilen ürün serisini de soruyor: K serisi, MK serisi, güvenlik kabini veya WC-duş kabini. Satış ekibi daha ilk temasta müşterinin neye ihtiyaç duyduğunu biliyor ve görüşmeye hazırlıklı giriyor.

Katalog, web sitesi ve satış görüşmeleri aynı metinleri, aynı model kodlarını ve aynı özelleştirme başlıklarını kullanıyor. Bir müşteri katalogdan web sitesine, oradan telefona geçtiğinde hiçbir yerde farklı bir terimle karşılaşmıyor. Katalog PDF’i de sitedeki Katalog sayfasından indirilebiliyor.
AB pazarını hedefleyen bir marka için yasal uyum da tasarımın parçasıydı. Sitede GDPR uyumlu çerez onay yönetimi, çerez politikası ve gizlilik bildirimi sayfaları yer alıyor.
Alp House Container artık logo, katalog ve web sitesi aynı dili konuşan, Bulgaristan’dan Avrupa’ya ölçeklenebilecek bir markaya sahip. Projeden çıkardığımız dört temel ders, sanayi markalarıyla yapılan her kimlik çalışması için de geçerli:
Bir sonraki aşama olarak sitenin İngilizce ve hedef Avrupa pazarlarının dillerinde versiyonlarının eklenmesi, kurulan kimliğin sınır ötesine taşınmasını sağlayacak.
Sektörünüzde benzer bir dönüşüm mü planlıyorsunuz? Logo, kurumsal kimlik ve web sitesi süreçlerinizi birlikte ele almak için bizimle iletişime geçin.

















Bu site deneyiminizi geliştirmek için çerez kullanır.